28 Şubat Sürecinde Neler Yapıldı?

28 Şubat sürecinde Türkiye'de İslamî değerlere ve Müslümanlara yönelik çeşitli operasyonlar yapıldı. 28 Şubat 1997 tarihinde toplanan MGK ve sonrasında kurulan Batı Çalışma Grubu üzerinden askerler, parlemontaya, medyaya, sivil toplum kuruluşlarına, yargıya kendi isteklerini dayatmış, buna karşı çıkanları da hapishaneye tıkmış, sürgün etmiş veya işlerinden etmiştir. Bu süreçte kısaca neler yapıldığını istifadenize sunuyoruz.

...


Adına 28 Şubat dediğimiz darbe, TSK içinde illegal olarak oluşturulan Batı Çalışma Grubu örgütünün çalışmalarıyla başlamış, 28 Şubat 1997 tarihli MGK toplantısı ve alınan kararlardan sonra BÇG, TSK hiyerarşik yapısını kullanarak yani ordu içinde öncelikle yönetime el koyarak darbe gerçekleştirmişlerdir. Gerçekleştirdikleri postmodern darbe ile:


1. Ordu yönetime el koymuşlardır.


2. Ordunun kurumsal hiyerarşiye uygun yasal emir-komuta zincirini tahrip ederek, BÇG örgütünün hiyerarşik yapısına dönüştürmüşlerdir.


3. TSK'nın asli görevlerini yapamaz duruma getirmişlerdir.


4. Ordunun disiplin yapısını bozmuşlardır.


5. Ordu-Millet bütünleşmesini tahrip ederek, orduyu millete ve değerlerine karşı gibi göstermişlerdir.


6. Milletin inanç ve değerlerini iç tehdit olarak göstermişler, bu amaçla olmamış olayları olmuş gibi kurgulayarak, Aczimendi adıyla piyasaya sürülen aktörlerin provokasyonlarıyla irtica tehdit ve tehlikesi varmış gibi göstermişlerdir.


7. Toplumu, hukuk dışı büyük baskılar altına alarak fişlemişler, inanç ve fikirlerine göre ayrıştırıp kutuplaştırarak kışkırtmışlar ve darbe ortamı hazırlamışlardır.


8. Anayasanın kamu hizmetine alınmada eşitlik ilkesi ve kamu görevlileri ile ilgili yasal düzenlemelerini ayaklar altına alarak TSK ve Milli Eğitim Bakanlığı başta olmak üzere devletin kurumlarından, ihraç, disiplin cezaları, istifa ettirme, emeklilik istemeye mecbur bırakma, sicilini bozma, sürgün, işkence, şüpheli/sakıncalı fişlemeleri gibi yollarla çalışanları tasfiye etmişlerdir.


9. Neticede Hükümeti istifa ettirmişlerdir.


10. Meclis aritmetiğini değiştirmişlerdir.


11. Milletin iradesine ve Meclis aritmetiğine aykırı olarak yeni bir hükümet kurdurmuşlardır.


12. Yargıyı baskı altına alarak hukuki denetim mekanizması olmaktan çıkarıp, ideolojik denetim mekanizmasına dönüştürmüşlerdir.


13. Eğitim müesseselerini hukuk dışı baskılarla yeniden dizayn etmişler ve anayasada öngörülen eğitim hakkından yararlanmayan ayrımcılığa maruz kalan mağdurlar üretmişlerdir.


14. Farklı okul mezunlarına farklı puanlar vermek suretiyle oluşan katsayı eşitsizliği düzenlemesi ile yine yüksek okula girişte, eşitlik ilkesi ve eğitim hakkı ihlal edilen mağdur kitlelere neden olmuşlardır.


15.BÇG, gazetelerin gazetelerinde ne yazacaklarına, hâkimlerin hangi davada ne karar vereceklerine, televizyon ekranlarında nasıl bir toplum mühendisliği yapılacağına kadar her alana müdahale etmiştir.


16. BÇG, anayasanın ve yasaların amir hükümlerinin hilafında, tanımlanmış alanın dışına çıkarak yürütme organının dışındaki diğer organların yetkilerini ihlal etmekle açık ve bariz olarak antidemokratik yollarla fonksiyon gaspı gerçekleştirmiştir.


17. Türk Silahlı Kuvvetlerinin kurumsal güç ve imkânları tamamen BÇG örgütünün tasarrufuna sunulmuştur. Böylece, 28 Şubat sürecinin ilk aşaması olan ordu içindeki tasfiyelerde orduya karşı darbe gerçekleştirilmiştir. Bu aşamada, BÇG örgütünün bütün suç konusu icraatları, ordu tasarrufu gibi gösterilerek, diğer devlet kurumları üzerinde de baskı oluşturulmuştur. Sadece ordu değil, Milli Güvenlik Kurumu, Yüksek Askeri Şura, Türkiye Büyük Millet Meclisi, Yargı, Hükümet, Mahalli idareler, Eğitim kurumları, Üniversiteler, Yazılı ve Görsel basın topyekûn BÇG'nin kontrolü altına alınmıştır.


18. 2547 Sayılı YÖK Kanunu Ek. 17. Maddesinde açıkça, yükseköğrenim kurumlarında kılık kıyafetin serbest olduğu belirtilmesine rağmen BÇG ve YÖK talimatıyla kanuna aykırı işlem yapılmış ve üniversitelerde kanunsuz başörtüsü yasağı uygulanmıştır. Başörtülü öğrencilerin eğitim hakkı hukuksuz biçimde engellenmiştir. Fakülte ve okul binalarına alınmayarak, zorbalık kural haline getirilmiştir.


19. 657 sayılı Devlet Memurları Kanunun 125-A/g fıkrasına göre "Belirlenen kılık ve kıyafet hükümlerine aykırı davranmak" "Uyarma" disiplin cezasını gerektiren bir fiil olarak tanımlanmıştır. Belirlenen kılık ve kıyafet hükümlerine aykırı davranma fiilinin tekrarı halinde de 5 yıl içinde en fazla "Kınama" disiplin cezası verilebileceği aylıktan kesme cezasının verilemeyeceği Başbakanlık Personel Daire Başkanlığının 09.10.1998 tarihli mütalaasında ve Sivas, Samsun, Zonguldak, İstanbul, Kayseri, Konya, Kırıkkale İdare Mahkemelerinin muhtelif kararlarında ifade edilmesine rağmen darbe yönetiminin baskısıyla insanlar işlerinden atılmıştır. Brifing talimatlarına uymayarak mağdurların müracaatlarını haklı bulan mahkeme heyetleri dağıtılmış, görev yerleri değiştirilmiş diğer hâkimlere göz dağı verilmiştir.


Kaynak: Reşat Petek (Önsöz), Aslan Değirmenci, 28 Şubat'ın İstihbarat Ağı, Çıra Yayınları, s. 12-14, İstanbul, 2012.

2 görüntüleme
Join my mailing list