Allah'ın Rahmeti

"Kulum bir günah işledi ve fakat günâhı bağışlayacak veya bu yüzden kendisini sorgulayacak bir Rabbi olduğunu bildi."


422. Yine Ebû Hüreyre radıyallahu anh'den rivayet edildiğine göre Peygamber sallallâhu aleyhi ve sellem, Allah Tebâreke ve Teâlâ'dan naklederek şöyle buyurmuştur:


Bir kul bir günah işledi de "Allahım, günâhımı bağışla" dedi mi, Allah Tebâreke ve Teâlâ:


- "Kulum bir günah işledi ve fakat günâhı bağışlayacak veya bu yüzden kendisini sorgulayacak bir Rabbi olduğunu bildi" der.


Sonra kul tekrar günah işledi de "Rabbim, günâhımı bağışla" dedi mi Allah Tebâreke ve Teâlâ:


- "Kulum bir günah işledi ve fakat günahı bağışlayacak veya bu yüzden kendisini sorgulayacak bir Rabbi olduğunu bildi" der.


Sonra kul tekrar günah işledi de "Rabbim, günahımı bağışla" dedi mi Allah Tebâreke ve Teâlâ;


- "Kulum bir günah işledi ve fakat günahı bağışlayacak veya bu yüzden kendisini sorgulayacak bir Rabbi olduğunu bildi. Ben kulumu affettim, artık dilediğini yapsın" buyunur.


Buhari, Tevhid 35; Muslim, Tevbe 29.


Açıklamalar


Kul kusursuz olmaz. Beşer şaşar. Bilerek ya da bilmeyerek bir günah işledi mi kul, Cenab-Hakk'a döner de "Beni bağışla, günahımı affet" diye yalvarırsa, Allah Teâlâ kulunun tövbesini, "Kulum beni hatırladı ve benim tövbesini kabul edeceğimi de günahının cezâsını vereceğimi de bildi, itiraf etti" diyerek kulunu affeder. Peygamber Efendimiz'in bu beyanlarından anlaşıldığına göre, günahın tekrar tekrar işlenmesi samimiyetle yapılacak tövbenin kabulüne mâni değildir. O, bu gerçeği, hadisimizde üç kez tekrarlayarak ifade buyurmuştur. Zaten yüce kitabımızda, günah işledikten veya nefislerine haksızlık ettikten sonra, Allah'ı hatırlayıp, günahlarının bağışlanmasını dilemek, Allah saygısıyla dopdolu muttaki kulların vasıflarından [bk. Âl-i İmrân sûresi (3), 135] biri olarak bildirilmiştir.


Hadisimiz, Allah Teâlâ'nın rahmet ve bağışının enginliğini göstermektedir. O aynı zamanda günah işlemeyi değil, herhangi bir sebeple işlenmis olan günahın affedilmesi için tövbe ve istiğfarda bulunmayı teşvik etmekte, bu konuda günahkârlara ne yapmaları gerektiğini öğretmektedir. Nitekim bir başka hadiste de "Herkes hata eder. Hata edenlerin en iyileri, tövbe edenlerdir" (Tirmizî, Kıyâmet 49) buyurulmaktadır.


Önemli olan tövbe etmesini bilmektir. Bunun için hadisimizin son kısmında, günah işlediği zaman tövbe etmesini bilen kimsenin dilediğini yapmasında büyük bir sakıncanın olmadığı bildirilmiş bulunmaktadır.


Bunun anlamı, günah işlenmesini teşvik olmayıp tövbe etmesini bilenin Allah Teâlâ tarafından affedileceğini müjdelemektir. Bu da bizler için büyük bir müjdedir.


Hadisimiz, günahlardan arınma ve Rabbiniz'in af ve rahmetine kavuşma konusunda büyük bir ümit kaynağıdır. Bu manasıyla "recâ" konusunda zikredilmesi son derece isabetli olmuştur.


Hadisten Öğrendiklerimiz


1. Allah Teâlâ, kulun işlediği hatadan dönüp tövbe etmesinden hoşnut olur.


2. Günahları Allah'tan başka kimse bağışlayamaz.


3. Günahın tekrar tekrar işlenmesi, samimi ve gerçek tövbenin kabulüne engel değildir.


Kaynak: İmâm Nevevî, Riyâzü’s Sâlihîn, Erkam Yayınları, 3. cilt, s. 98-100, Tercüme ve Şerh: Prof. Dr. M. Yaşar Kandemir, Prof. Dr. İsmail. Lütfi Çakan, Prof. Dr. Raşit Küçük, İst., 2019.

7 görüntüleme
Join my mailing list