Banka Savaşları

"Sizi uzun zamandır takip etmekteyim. Bankaların mevduatlarıyla spekülasyon yapıp halkın ekmeğiyle oynadığınıza artık emin oldum. Para kazandığınızda kârları aranızda bölüşüyorsunuz, kaybettiğinizdeyse kayıpları halkın ve devletin üzerine yüklüyorsunuz. Siz, zehirli yılanlar ve hırsızlar ordususunuz. Sizin işinizi bitirmeye kesinlikle kararlıyım!"

...


Daha gerilere gideceğim; sene 1791. ABD kurulalı on beş sene olmuş. ABD'de gittikçe güçlenen para babalarının hedefi, Amerikan ekonomisini ve finansını tamamen kontrol altına almaktı. Bankerler kendi kontrollerinde bir merkez bankası kurmak istiyorlardı. Böylece parayı kontrol altına alacaklar ve zahmetsizce soygun yapacaklardı. ABD'ye çokça borç para veren zengin bankerler, karşılığında 1791 yılında merkez bankası görevini görecek Bank of America yani Amerikan Bankası'nı kurdular.


Bankanın adında "Amerika" olmasını istediler çünkü bankanın devlete ve halka ait olduğu algısını vereceklerdi. Aslında gerçek böyle değildi. Finansal gerçekleri halkın bilmesi engellenecekti.


Bu merkez bankasının sermayesinin sadece yüzde yirmisi devlete aitti. Böylece sözde devlete aitmiş gibi görünen bu banka, hem devlete hem halka faizli borçlar vererek halkı sömürecekti. Fakat biri bu oyunu bozmak istedi. Kim mi? 1811'de ABD Başkanı olan Jefferson ve 1829'da ABD Başkanı seçilecek olan "Andrew Jackson", büyük mücadeleler sonucunda, ABD kongresinde bu bankanın devam etmemesi yönünde oy verdiler.


Bu olay bankerleri çileden çıkardı. Başta Rothschild olmak üzere bankerler hükümete karşı savaş açtı. Nathan Rothschild ABD hükûmetini açıkça tehdit ederek şöyle dedi: "Ya bu çalışmasına son verilen bankacılık tüzüğü tekrar hayata geçirilecek ya da Amerika Birleşik Devletleri kendisini hiç görmediği şekilde kanlı bir savaşın içinde bulacak!" Rothschild, İngilizleri Amerika'ya ders vermesi için kışkırttı. Rothcscild'in girişimiyle İngilizler 1812'de ABD'ye savaş açtı. Savaşın bitiminden sonra ABD Başkanı'nın itirazlarına rağmen, bankerler ve onların kongredeki adamlarının baskısı sayesinde Amerikan Bankası'nın ruhsatı tekrar işleme koyuldu. Yine en büyük hissedarı Rothschild idi.


Banka, ABD'nin "sözde" merkez bankasıydı ama halk gerçeği bilmiyordu. Halbuki bunu ABD başkanları çok iyi görüyordu. Amerikan Bankası hem para basma yetkisine sahipti hem de hazinenin paraları bu bankaya yatırılıyordu. 1829'da ABD Başkanı seçilen Andrew Jackson, Amerikan Merkez Bankası'nın yabancıların ve bankerlerin kontrolünde olduğunu dillendiriyordu. Andrew Jackson bu güçlere karşı savaş açtı ve büyük bir adım attı. Devletin paralarını bu bankadan çekti ve yirmi üç farklı bankaya yatırdı. Amerikan Bankası'nın işlevlerini sınırladı. O dönemde bu olaylar meşhur "banka savaşları" olarak adlandırıldı. Başta Rothschild olmak üzere bankerler yine çılgına dönmüştü.


Başkan Andrew Jackson daha büyük bir adım attı, bankerlere özel bir toplantı düzenleyerek onlara şöyle dedi: "Sizi uzun zamandır takip etmekteyim. Bankaların mevduatlarıyla spekülasyon yapıp halkın ekmeğiyle oynadığınıza artık emin oldum. Para kazandığınızda kârları aranızda bölüşüyorsunuz, kaybettiğinizdeyse kayıpları halkın ve devletin üzerine yüklüyorsunuz. Siz, zehirli yılanlar ve hırsızlar ordususunuz. Sizin işinizi bitirmeye kesinlikle kararlıyım!"


Andrew Jackson meydan okumuştu. Arkasında özel sermayenin olduğu bir devlet bankasına karşıydı. Bu bankadan çektiği devlet paralarını oldukça verimli kullanarak 1835'te ABD'nin bütün borçlarını ödedi. İktidara geldiğinde ABD'nin elli sekiz milyon dolar borcu vardı, hepsini ödedi. Bütçeyi düzeltti. Bu borçsuz olma durumu ABD tarihinin ilk ve son örneği olacaktı. Bu durum bankerleri iyice çileden çıkardı. Borçsuz ülkede kolay para kazanmaları mümkün değildi. Andrew Jackson ortadan kaldırılmalıydı.


1835'te Jackson'a bir suikast yapıldı ama bundan kurtuldu. Bankerler suikastla ortadan kaldıramayınca ellerinde ki para gücüyle ekonomik kaos çıkarmaya karar verdiler. 1837'de ülkeyi ekonomik kaosa sürüklediler. Daha sonra Andrew Jackson'ın başkanlık süresi doldu ve “para baronları" tekrar denetimi ele geçirdiler. Devletin borçsuz hâli en fazla bir sene sürebildi. Bunlarla başa çıkmak zordu.


Başkan Andrew Jackson, ailesine şunu vasiyet etti: "Öldüğümde mezar taşıma, ABD'yi, sömürmek isteyen özel bankacılar bitirdi! yazın."


Gerçekten, mezarında bu sözler duruyor.


Kaynak: Güldağı, Mustafa, İşgal, Lopus Yayınevi, s. 40-43, Temmuz 2020.

24 görüntüleme0 yorum
Join my mailing list