Bilim Dünyasından Kesitler

Nature'da yayımlanan bir makalede, Teksas Üniversitesi araştırmacıları, bakterilerin ölürken arkalarında kimyasal bir uyarı bıraktığını açıkladı. "Kimyasal ölüm çığlığı" olarak nitelendirilen bu işaret neticesinde ölen bakteri yakının da bulunan diğer bakterileri uyararak tehlikeye karşı hızlıca adapte olmaya çalışmalarını sağlıyor ve hayatta kalma oranlarını yükseltiyor. Uyarıyı alan bakteriler, hemen bulundukları bölgeden uzaklaşarak tehlikeden korunmuş oluyor.

TÜRKİYE'NİN KAYIP BALIKLARI


Frontiers in Marine Science dergisinde yayımlanan bir makalede, Marmara Denizi ve Karadeniz'in Türkiye kıyılarında yapılan araştırmalar sonucunda toplamda 36 balık türünün soyunun tükendiği açıklandı. Yerli ve yabancı pek çok bilim insanının ortak araştırmaları sonucunda tamamlanan araştırmada, durumun Türkiye deniz ekolojisi için ciddi bir tehlike haline geldiği belirtiliyor. Soyu tükenen türler arasında kılıç balığı ve uskumru gibi türler yer alıyor. Araştırmacılara göre denizlerimizdeki bu yok oluşun nedeni ise aşırı avlanma. Durum engellenmezse, ekolojik çöküşün giderek hızlanacağı düşünülüyor.


MEME KANSERİNE BAL ARISI ÇÖZÜMÜ


Avustralyalı bilim insanları, bal arısı zehrinin meme kanserine karşı son derece güçlü bir silah olduğuna dair kanıtlar elde ettiklerini açıkladı. Nature Precision Oncology'de yer bulan makaleye göre, bal arısı zehrinin ana bileşeni olan melitin adlı bileşiğin, farklı meme kanseri türlerinde hücre solunumu hızlandırarak kanserli dokuyu ortadan kaldırdığı belirtildi. Belli bir konsantrasyonda kullanıldığında 60 dakika içinde kanser hücresi zarlarını tamamen yok eden ve karşısına çıkan kanserli hücrelerin %100'ünü öldüren zehirin en iyi yönüyse sağlıklı hücrelerin yalnızca çok küçük bir kısmına zarar vermesi.

YÜN TEMELLİ AKILLI KUMAŞLAR


Nature Materials'ta yayımlanan bir araştırmada, yün kullanılarak akıllı kumaşlar elde edildiği ve bu kumaşların farklı senaryolara uyum sağlayabilmek amacıyla şekil değiştirebildiği ve önceki şekillerini de hatırlayabildiği belirtildi. Saçlarımızda, tırnaklarımızda ve yünlerde de bulunan kreatinin ilginç özelliklerinden faydalanılarak geliştirilen akıllı kumaş teknolojisi sayesinde, farklı uyaranlar kullanılarak kumaşın şekli düzenli olarak istenilen hale getirilebildi. Bu kumaşlar kullanılarak tüm bedenler için uygun olan tek kalıplı kıyafetlerin üretilebileceği düşünülüyor. Bu yeni teknolojinin, moda endüstrisinin doğaya verdiği zararı da ciddi boyutta azaltabileceği öngörülüyor.


AY YÜZEYİNDE PAS KEŞFİ


Science Advances dergisinde yayımlanan bir makalede, Hindistan'ın Chandrayaan-1 adlı uydusu tarafından yapılan gözlemler esnasında Ay'da bir tür pas bulunduğu açıklandı. Hematit olarak da bilinen bu oksidize demir minerallerinin varlığı, bilim insanları tarafından mümkün olarak değerlendirilmiyordu. Ay'da oksijen de son derece düşük miktarlarda bulunduğundan ve pas oluşumunun yolu da demirin oksidize olmasından geçtiğinden, bu paslanma eylemine neyin neden olduğu akılları kurcalıyordu. Bir teoriye göre, bu demir oksitlerin oluşmasında Dünya'nın bir payı olabilir. Buna göre paslanmanın nedeni, güneş rüzgarları ile atmosferimizin üst kısmından kopup kaçarak Ay'a kadar seyahat eden oksijen moleküllerinin Ay yüzeyindeki saf demirlerle reaksiyona girmesi gibi görünüyor.

OZON GAZIYLA BAKTERİLERİ ÖLDÜRMEK


Diyabetik deri ülserleri gibi kronik yaralardaki bakterilerin öldürülmesi için ozon gazı kullanımı, uzun süredir var olan bir yöntem. Frontiers in Bioengineering and Biotechnology'de yayımlanan bir makalede, bu teknolojiyi daha pratik ve efektif hale getiren bir giyilebilir cihazın geliştirildiği duyuruldu. Normal şartlarda ozon terapisi alan hastalar kliniklere gitmek zorunda kalıyor ve bu da herkes için kolay bir yöntem değil. Bu teknolojiyle hastalar evlerinde tedavi olabiliyorlar ve tedavinin süresini de daha uzun tutabiliyorlar. Cihaz, yara üzerine yerleştirilen ve nefes alan bir plaster ile bu kısmın silikon bir hortumla bağlandığı, ozon üreten kompakt bir bölümden oluşuyor.


BİTKİLERLE SUÇ ÇÖZMEK


Trends in Plant Science'ta yayımlanan bir makalede, bitkilerin bir gün kayıp cesetleri tespit etmede kullanılabileceğine yönelik bir çalışmaya yer verildi. Özellikle ormanlık alanlarda kaybolan veya suça kurban giden insanların cesetlerine ulaşmanın neredeyse imkansız olması, adli mercilerin işini bir hayli zorlaştırıyor. Araştırmacılara göreyse, bu kayıp bedenler çürümeye başladığında, çeşitli mineraller ve metaller toprağa karışıyor ve yakınlardaki bitkiler tarafından kullanılmak üzere emiliyor. Devamında, kompozisyon değişimine bağlı olarak bitkilerin yapraklarının yansıttığı ışık dalga boylarında farklılıklar meydana geliyor. Örneğin cesetlerin içerdiği yüksek miktardaki nitrojen, bitki tarafından emilince daha fazla klorofil üretmesini ve böylece yapraklarının normalden çok daha yeşil bir hale gelmesini sağlıyor. Benzer olarak kadmiyum elementi de toprakta çok az olmasına rağmen, sigara içen insanlarda yüksek miktarlarda bulunuyor; bu elementi emen bitkinin de yapraklarının spektral özelliklerinde değişimler meydana geliyor. Araştırmacılar, bu değişimlerin ne kadar hızlı geliştiğine ve drone gibi araçlar yardımıyla ne ölçüde tespit edilebileceğine dair çalışmaların devam ettiğini söylüyor.

BAKTERİLERİN ÖLÜM ÇIĞLIĞI


Nature'da yayımlanan bir makalede, Teksas Üniversitesi araştırmacıları, bakterilerin ölürken arkalarında kimyasal bir uyarı bıraktığını açıkladı. "Kimyasal ölüm çığlığı" olarak nitelendirilen bu işaret neticesinde ölen bakteri yakının da bulunan diğer bakterileri uyararak tehlikeye karşı hızlıca adapte olmaya çalışmalarını sağlıyor ve hayatta kalma oranlarını yükseltiyor. Uyarıyı alan bakteriler, hemen bulundukları bölgeden uzaklaşarak tehlikeden korunmuş oluyor. Mikroskobik ölçüdeki bu sosyal davranış, ölmekte olan bakteriye herhangi bir fayda sağlamazken topluluğun kalanının hayatta kalması için büyük bir avantaj sunuyor.


İDRAR TESTİYLE BESLENME ANALİZİ


Imperial College London araştırmacıları liderliğinde toplam dört üniversiteden uzmanların katkılarıyla gerçekleştirilen bir araştırmada, beş dakikada sonuç veren yeni bir idrar testiyle kişiye özel diyet analizi yapılabileceği duyuruldu. Nature Food dergisinde iki parça halinde yayımlanan makalede, metabolitlere odaklanıldı. Beslenme kalitesinin önemli bir indikatörü olarak görülen ve tüketilen farklı besinlere göre farklı türlerde üretilen metabolitler incelenerek, farklı besinlerle eşleştirildi. Bunun yanı sıra, bazı metabolitlerin obezite ve yüksek kan basıncı ile ilişkili olduğu da ortaya çıkarıldı. Bunlardan yola çıkılarak üretilen idrar testi, metabolit analizler yaparak kişiye özel sağlıklı beslenme önerileri sunuyor.


Kaynak: Popular Science Dergisi, s. 10-14, Ekim 2020.

1 görüntüleme
Join my mailing list