Birine Nereden Geldin, Nereye Gidiyorsun Denir Mi?

Müslümanlar birbirine karşı anlayışlı ve hoşgörülü davranmalıdır. Hiç kimse bir başkasına sebepsiz yere suçlu muamelesi yapamaz. Birine, nereden gelip nereye gittiği de sorulabilir. Ama bunu karşısındakinin ifâdesini alır gibi, şüpheci bir tavırla yapmamalıdır.

BİRİNE NEREDEN GELDİN, NEREYE GİDİYORSUN DENİR Mİ?


1157. Tâbiîn muhaddislerinden Mücâhid ibni Cebr şöyle dedi:


Bir kimsenin din kardeşine gözleriyle yiyecekmiş gibi dik dik bakması, veya dönüp gittiğinde onu arkasından ısrarla izlemesi, yahut ona: "Nereden geldin, nereye gidiyorsun?" diye sorması uygun görülmemiştir. *


1158. Tâbiîn neslinden Mâlik ibni Zübeyd şöyle dedi:


Rebeze'de yaşamakta olan Ebû Zer el-Gıfârî radıyallahu anhın yanına uğramıştık. Bize:


"Nereden geliyorsunuz?" diye sordu. Biz de:


"Mekke'den (veya Beytü'l-Atîk'ten) geliyoruz." dedik.


"İşiniz sadece hac yapmak mıydı?" diye sordu.


"Evet" dedik.


"Haccın yanı sıra ticâret ve alışveriş de yaptınız mı?" diye sordu. Biz:


"Hayır yapmadık." deyince:


"Hemen yeni bir işe başlayın." dedi. **


Hadislerin Açıklaması


• Müslümanlar birbirine karşı anlayışlı ve hoşgörülü davranmalıdır. Hiç kimse bir başkasına sebepsiz yere suçlu muamelesi yapamaz. Birine, nereden gelip nereye gittiği de sorulabilir. Ama bunu karşısındakinin ifâdesini alır gibi, şüpheci bir tavırla yapmamalıdır.


• Ebû Zer el-Gıfârî radıyallahu anh, ticâretin Müslümanlar için önemini hatırlatmıştır. Hacdan dönen Müslümanlara: "Şimdi tertemiz oldunuz, yeni bir gayretle ticâret yapınız." demiştir.


Hadislerden Öğrendiklerimiz


1. Birini yüzüne dik dik bakarak rahatsız etmemelidir.


2. Bir meclisten kalkıp giden birini, arkasından uzun süre bakarak ve onu tedirgin ederek izlemek doğru değildir.


3. Hacca ticâret yapmak için gidilmez. Ama orada ticârî faaliyette bulunmakta bir sakınca yoktur.


BİRİLERİ İSTEMEDİĞİ HALDE KONUŞMALARINI DİNLEMEK


1159. Abdullah ibni Abbâs radıyallahu anhümâdan rivâyet edildiğine göre, Resûl-i Ekrem sallallahu aleyhi ve sellem şöyle buyurdu:


"Kim dünyada bir canlı resmi yaparsa, kıyâmet günü yaptığı resme can vermeye zorlanır. Ona aslâ can veremeyeceği için de kendisine azâb edilir."


"Kim görmediği bir rüyayı gördüm deyip anlatırsa, âhirette iki arpa tanesini birbirine düğümleme cezasına çarptırılır; bunu da hiçbir zaman yapamaz.


Kim de bir topluluğun duyulmasını istemediği bir söze kulak vermeye çalışırsa, kıyâmet günü kulaklarına eritilmiş kurşun dökülür." ***


Hadisin Açıklaması


• Canlı resmi ve heykeli yapma işini meslek edinmeyi dinimiz doğru bulmamıştır. Çünkü tarihin ilk dönemlerinden beri insanlar, Allah'ı bırakıp putlara tapınmışlardır. Peygamber Efendimiz resim ve heykeli yasaklamak sûretiyle, ileride tevhîd anlayışının yeniden tehlikeye düşmesini önlemiştir.


• Görmediği rüyayı gördüğünü ileri sürmek neden günahtır? Çünkü Peygamber Efendimiz: "Mü'minin rüyası, peygamberliğin kırk altı kısmından biridir." **** buyurmuştur. Buna göre rüya, bir tür ilâhi bildiri demektir. Hiç kimse onu kötü maksatları için kullanamaz.


Hadisten Öğrendiklerimiz


1. Peygamber Efendimiz, ileride insanların tekrar putperestliğe düşmemesi için canlı resmi ve heykeli yapmayı yasaklamıştır.


2. Rüyayı gösteren Allah'tır. Görmediği rüyayı gördüm diye anlatmak, O'na iftirâ etmek sayılır.


3. Müslüman aslâ yalancı olamaz.


4. Başkalarının mahremine saygı göstermelidir. Duyulması istenmeyen bir konuşmayı duymaya çalışana elem verici bir ceza uygulanacaktır.


* İbni Ebî Şeybe, el-Musannef (Hût). V. 335, nr. 26640; Beyhakî, Şu'abü'l-îmân (Hâmid), XII, 115, nr. 9134.

** Benzeri bir rivâyet için bk. Mâlik, Muvatta', Hac 252.

*** Buhari, Ta'bir 45, nr. 7042; Müslim, Libâs 100, r. 2110; Ebû Dâvûd, Edeb 88, nr. 5024.

**** Buhârî, Ta'bîr 10, nr. 6994; Müslim, Rü'yâ 7, nr. 2264.


Kaynak: İmâm Buhârî, el-Edebü'l Müfred, Tahlil Yayınları, 2. cilt, s. 533-536, Tercüme ve Şerh: Prof. Dr. M. Yaşar Kandemir, İst., 2017.

7 görüntüleme
Join my mailing list