Hayvan Severiz, Ama...

Müslüman dengeli insandır. Düşünce dünyasında, kalp istikametinde, bakışında, yorumunda, sevgisinde, nefretinde, ilgisinde, boşverişinde... Kısacası her hareketinde denge ve kıvam vardır. Bu dengenin ölçüsü de modern telakkiler veya moda akımlar değil, Kur'ân ve Sünnet'in çizdiği dosdoğru sınırlardır.

Eskilerin, hepsi de derin tecrübelere yaslanan, yüzyılların ötesinden damıtıla damıtıla nesilden nesile aktarılan ve içinde yaşadığımız zamanları daha iyi anlamamızı sağlayan hikmetli sözleri pek çok. Onlardan bir tanesini, fıtratın en tenha köşelerinden birine tuttuğu güçlü ışıktan dolayı özellikle severim: "Haddini aşan şey, zıddına inkılâp eder." İlk söyleyenini tespit edemediğim bu sözün "Bir şey haddini aştı mı, zıddına döner" şeklinde daha güncel bir Türkçe versiyonu da yaygın. Fark etmez, ikisi de aynı anlamda: "Herhangi bir şey, haddi aştığı zaman hem içeriği hem de tesiri tam aksi istikamette ilerlemeye başlar. Haddini aşan şey, manasını yitirir, hedefini şaşırır, kötü maksatlara malzeme olmaya başlar." İslâm'ın en temel emirlerinden "dengeli hareket"e işaret eden bu prensibin sürekli ispatlarını, hayatımızın her alanında devamlı tecrübe ederiz. Had kavramının ehemmiyetini tekrar tekrar hatırlayarak...


"Haddini aşan şey, zıddına inkılâp eder" sözünü, hayvan sevgisi bağlamında menfi bir örnek olarak kullanacağım bu yazımda. Zira, günümüzde yaygın bir haddi aşma hali de bu konuda yaşanıyor.


İ