Musibet İsabetten Gelir!

Musibeti gerçekleştiren yani isabet ettiren biri olduğu bilinse, insanın musibetten kaçamayacağı da akla gelir. İnsan kendisine isabet edecek musibetten, yani bir nevi musibetle süslü kaçınılmaz kaderinden kaçabilir mi?

Musibeti gerçekleştiren yani isabet ettiren biri olduğu bilinse, insanın musibetten kaçamayacağı da akla gelir. İnsan kendisine isabet edecek musibetten, yani bir nevi musibetle süslü kaçınılmaz kaderinden kaçabilir mi? Kaçamaz. İslam tarihi muhtemel musibetlerden kaçmamızı söylese de, kadere mütevekkil kişilerin musibetlerden kaçan insanları hor gördükleri de görülmüştür.

Hz. Ömer’in (r.a) Şam’a doğru yola çıkarken Serg denilen bir yerde kendisini karşılayan Ebu Ubeyde b. Cerrah ile komuta kademesindeki arkadaşlarının ona Şam’da bir veba salgını olduğunu söylemeleri üzerine Hz. Ömer’in (r.a) tavrı bizlere güzel bir ders vermektedir. Çoğu İslam âlimleri ve ulemasıyla meşveret ettikten sonra Şam’a gitmemeyi, dönüş hazırlığına başlamayı uygun görmesi üzerine Ebu Ubeyde bin Cerrah’ın Hz. Ömer’e (r.a):

“Allah’ın kaderinden mi kaçıyorsun?” diye sorması üzerine Hz. Ömer (r.a):

“Evet, Allah’ın kaderinden yine Allah’ın kaderine kaçıyoruz.” demiştir.

Hz. Ömer’in (r.a) tavrı musibeti içinde barındıran kader hususunda