Hz. Musa ve Çoban Hikayesi

Kalpler ancak Allah’ın zikriyle tatmin olur. Allah’ı her varlık kendi diliyle tesbih eder. Allah da herkesin dilini anlar. Bütün diller, renkler, ırklar Allah’ın ayetlerinden bir ayettir. Ebu Cehil kadar Arapçayı güzel konuşan yoktur. Ama küfrediyordu. Önemli olan o bilgiyle ne dediğidir. Ben bununla Rabbime ne anlatıyorum.

Hz. Musa (a.s.) ile çoban kıssası, bazı şeylerin ilimle olmadığını, kalple olduğunu gösteren özel bir hikâyedir.

Kur’an da ismi çok zikredilen peygamberlerden olan Hz. Musa (a.s.), aynı zamanda ulu’l azm denilen beş büyük peygamberden bir tanesidir. Hz. Musa’da, Allah’ın Cemal vasfından daha çok Celal vasfı tecelli etmiştir. Celal vasfının ön planda olması yanlış gibi görünür. Fakat böyle bir şey kötü görülmemelidir. nedenini şöyle anlatabiliriz:


Hiç bir şey tamamıyla kötü olamaz. Ahlakımızda böyle bir şey varsa sadece kötüye yormamak gerekir. Gazali; ‘Ahlak değişmez, kanalize edilir’ diyerek örneğini Hz. Ömer’den verir. Hz. Ömer adalet (adil olma) vasfıyla öne çıkmıştır. Cemal vasfından olan adalet öne çıkmışsa onu da bozmadan -çünkü denge bozulursa istismar eden çok olur- düzenleriz. Bu sıfatları dengede tutmak şartıyla hayat içinde önemli yerlerde katkı sağlarlar.