İçyüzü

Ey Allah'ım (c.c.)

Umut getirdim kapına, ibadet getirmedim.

Dilenmeğe, af dilenmeye geldim, ticarete değil.

İçyüzü


Bir Allah (c.c.) dostuna, "Filan derviş için çok kötü şeyler söyleniyor, sence o nasıl biridir?" diye sordular.


"Kötü bir şey görmüyorum onda lakin içyüzünü bilemem." dedi.


Derviş hırkası ile gördüğün kişiyi derviş bil. İyilikler düşün.


Devlet zaptiyeleri bile evin içine karışmaz.


Kabe'de Bir Dilenci


Kâbe'nin eşiğinde ağlayarak Allah'a (c.c.) yakaran birini gördüm.


"Ey esirgeyici ve bağışlayıcı Allah'ım (c.c.)!" diyordu. "Zalim ve cahil insan, kulluk görevini gerçek anlamda yerine getiremez. Kulluktaki noksanlarım için senden özür dilerim, yapmış olduğum iyiliklere güvenim yok. Günahkârlar kötülüklerden af diler, dervişler kulluklarından istiğfar ederler."


İbadetini tam olarak yerine getirenler kulluğun mükâfatını ister, ticaret ile uğraşanlar ise mallarının ücretini.


Ey Allah'ım (c.c.)

Umut getirdim kapına, ibadet getirmedim.

Dilenmeğe, af dilenmeye geldim, ticarete değil.

Kendi kudretin ile davran bana, ister öldür, ister bağışla.

Yüzümü eşiğine sürüyorum.

Kâbe'deki dilenci misali, ettiğim kulluğa güvenemiyorum, günahlarımı af etmeni diliyorum.


Çakıl Taşları


Abdulkadir Geylâni, Kâbe'de çakıl taşlarına yüz sürerek "Ey Allah'ım (c.c.)! Beni bağışla. Eğer cehennem ile cezalandıracaksan beni gözlerim olmadan dirilt. İyilerin karşısında utanmak istemiyorum." derdi.


Kaynak: Sâdi-i Şirazî, Gülistan, 3 Çivi Yayınları, s. 55-56, Ekim 2014.

5 görüntüleme
Join my mailing list