İmâm Muhammed Zâhidü'l-Kevserî'nin Gençlere Muhteşem Nasihatleri

Nafile ibadetler, şahsınızı kurtarmak, Allah lütfederse cennetteki makamınızın yükselmesi içindir. Fakat ilim, Müslüman kardeşlerinizi cehennemden, cehennemin başlangıcı olan dalaletten ve küfürden kurtarır.

Çocuklar, alimin, talebe-i ilmin çok olduğu, ilim tahsilinin kolay ve makbul olduğu günlerde bile kitaplarımız, ilme teşvik ve tergiblerle dolu idi. Bugün maalesef ilim garip olmuş, garip kalmıştır. Bilhassa teşvik ve tebriğe ihtiyaç vardır.


Rasûlullâh sav. Efendimiz duasında: “Ya Rabbi, aklımı arttır, imanımı arttır.” dememiş, fakat “Ya Rabbi, ilmimi arttır.” demiştir.


Bugün Müslümanların adam olmasını, İslam’ın tekrar yaşanmasını, yaşatılmasını isteriz, dileriz. Herkes de bunu ister. Fakat bilmezse, neyi yaşayacak? İnsan bilmediği şeyi nasıl yaşar?


Onun için benim vaktim ilim yolunda geçiyor, amelim çok olmuyor. Nafile ibadetlere vakit bulamıyorum. Zamanım hep kitaplar arasında geçiyor. Bana bir şeyler sormaya gelenler, hep -Allah selamet versin- “Efendim gelecek ziyaretimizde cevabımızı alırız inşallah.” diyorlar. Kitap, makale yazar gibi, onların suallerine cevaplar yazmak icap ediyor.


Binaenaleyh çocuklar, ben şuna iyice inanmışım ki; ilim, nafile ibadetten efdaldir.


Nafile ibadetler, şahsınızı kurtarmak, Allah lütfederse cennetteki makamınızın yükselmesi içindir. Fakat ilim, Müslüman kardeşlerinizi cehennemden, cehennemin başlangıcı olan dalaletten ve küfürden kurtarır.


Yavrum, küfür ne kadar tehlikeliyse, inanç diye hurafelere, asılsız şeylere saplanmak da aynıdır. Bunların hepsine ilimle karşı durulur, mani olunur. İlim, bu sebeple ibadetlerin en büyüğüdür. Çalışın, gayret edin, ilim tahsil edin…


Anlayamadığınız yerleri muhakkak hocalarınıza sorun. Bir meseleyi anlamadan sakın geçmeyin. Sual sormaktan utanmayın, sıkılmayın. Sorulmadan öğrenilmez. Biz daha Binâ’ okurken hocalarımız şu ibareyi tekrar ederlerdi: “teallemtü’l-ilme mes’eleten ba’de mes’ele.” Ben ilmi mesele mesele öğrendim; bir meseleyi öğrendim, sonra ötekine geçtim. İlim, mesele mesele, sırasıyla, yavaş yavaş elde edilir…


Bir de, hangi ilimde, fende kabiliyetiniz, istidadınız, aşkınız, şevkiniz varsa onun mütehassısı olmaya gayret edin. Allamelik zamanı geçti. Şimdi ihtisas zamanı. Her şeyi bilen insan devri değil, bir meselede mütehassıs, uzman olma devrindeyiz. Yaşlı bir insan ve hocanız olarak bir de bunu bilhassa tavsiye ederim.


Kaynak: Düzdağ, M. Ertuğrul, Üstad Ali Ulvi Kurucu - Hatıralar 2, MED Kitap Yayınları.

10 görüntüleme0 yorum

Son Paylaşımlar

Hepsini Gör
Join my mailing list