İnsan Beyni Hacklenebilir Mi?

Tesla ve SpaceX'in CEO'su milyarder girişimci Elon Musk, insan beyni ve bilgisayar arasında doğrudan bağlantı kuracak Neuralink çipini tanıttı. Çeşitli nörolojik sorunlara ve omurga yaralanmalarına çözüm getirecek olan buluş, yıllardır bilim kurgu filmlerinde izlediğimiz insan beynini dışarıdan kontrol altına alma kaygılarını da gündeme taşıdı.

Milyarder girişimci Elon Musk, merakla beklenen beyin implantının; hafıza kaybına depresyona ve görme engeline kadar çeşitli nörolojik sorunları ve omurga yaralanmalarını çözebileceğini söyledi.


Tanıtımında, söz konusu çipin 'bir akıllı saatten beklenebilecek tüm özelliklere sahip olduğunu' söyleyen Musk, cihazın, sıcaklık, basınç gibi birçok veriyi ölçebileceğini açıkladı. Çipin 'Tesla' arabalarının otomatik pilotunu kontrol etmek için de kullanılabileceğini belirten Musk, bir gün oyun oynamak için de kullanılabilme ihtimalinin yüzde 100 olduğunu, çipin ayakta tedavi prosedürü ile bağlanabileceğini, ancak elektrotlar beynin içindeki kan damarlarına çarpmayacak kadar hassas bir şekilde yerleştirebilecek "harika bir robota" gerek olduğunu duyurdu.


Son çalışmalarda domuzlar üzerinde kullanılan çipler 23 mm çapa ve 8 mm kalınlığa sahip. Bu çip Neuralink operatörleri tarafından özel bir robot matkap ve dikiş makinesiyle kafatasını delerek beyin kabuğuna 30 dakika içinde takılabiliyor. Hatta gelecekte bu işlem için lazer kullanılması planlanıyor. Çip, ABD Gıda ve İlaç İdaresi'nden "çığır açan cihaz" unvanını aldı ancak henüz insan üzerinde denemelere başlanmadı. Musk'ın 2016 yılında kurduğu Neuralink şirketi insan ve makine arasında yüksek hıza sahip arabirim üretmeyi amaçlıyor. Musk geçtiğimiz aylarda söz konusu teknoloji sayesinde beş yıl gibi kısa bir süre içinde insanların yabancı dil öğrenmeye ihtiyacı olmayacağını iddia etmişti.


Peki, Neuralink nasıl çalışıyor? Yapay sinir ağları, insan beyninin bilgiyi öğrenme ve saklama özelliğinden esinlenerek, öğrenme sürecinin matematiksel olarak modellenmesi sonucunda ortaya çıktı. Öğrenme, hatırlama, düşünme gibi tüm insan davranışlarının temelinde sinir hücreleri bulunuyor. Beyinde bilginin öğrenilmesi ve saklanması bu sinir hücreleri arasında gerçekleşen elektriksel ve kimyasal sinyaller sayesinde gerçekleşiyor. İnsan beyni aynı bu sistemle çalışan milyonlarca nöronun bir araya gelmesinden oluşuyor. YSA'lar biyolojik sinir sisteminin çalışma şekline benzetilerek tasarlandı, nöronların çeşitli şekillerde birbirlerine bağlanmasıyla oluşmuş ağlar. Bu ağlar bilginin öğrenilmesi, saklanması ve veriler arasında ilişki kurulmasını ortaya çıkarma yeteneğine sahipler. Musk'ın şirketinin geliştirdiği cihazda üzerinde bulunan üç binden fazla elektrot ile bin nöronun aktivitesini izleyebiliyor. "Yapay öğrenme" sayesinde nöron aktivite kaydı analiz edilerek beynin hangi bölgesine nasıl bir uyarı verileceği belirleniyor. Gerekli durumlarda bu çipten birkaç tane de takılabileceği belirtiliyor.


Müdahaleye açık mı? Musk, konu ile ilgili çeşitli endişelerin önüne geçmek için, "Bu cihazı takanlar bir anda insanların beynini ele geçirecek değil" diyor. Üstelik; beyin-bilgisayar bağlantısını sağlayacak platform internet olduğunda bizim beynimiz ile bir şeyleri kontrol etmemiz aynı zamanda onun da dışarıdan bir müdahaleye açık hale gelmesine yol açabilir mi? Uzmanların bu soruya yanıtı ne yazık ki; "evet!" İnsanların algılama, düşünme ve öğrenme yöntemleri arasında önemli farklar vardır. Bunun sebebi her kişinin beyin yapısının farklı bir algılama ve öğrenme sisteminde yaratılmış olması. Neuralink'in etik dışı kullanımının bu noktada da sorun yaratması ve düşünce farklılıklarının engellenmesi, beynin dışarıdan müdahaleye açık hale gelmesi gibi bir sonuç ortaya çıkabilir.


Bir diğer soru da, sırada beyin hacklemesi olup olmadığı... İnsan beyninin dijital ortama aktarılması fikri aslında yeni değil. Uzun bir zamandır bilim insanları bu konuda çeşitli deneyler yaptılar. Ancak Neuralink, bu işin geldiği son nokta olma özelliğine sahip çünkü Musk bu kavramı ticari forma getiren bir şirketin başında bulunuyor.


Neuralink, düşüncelerin okunabilmesi gibi şu an kulağa ütopik gelen bir durumu da gerçeğe dönüştürüyor. Bu cihaz takıldığında kişinin düşünceleri takip edilebiliyor daha da önemlisi davranışa geçmeyen, akıldan geçen düşünceler bile bu teknolojinin radarına girebiliyor. Bu noktada buluşun pek çok güvenlik riskini de beraberinde getireceği ön görülüyor. Bir diğer nokta ise beyinle bilgisayar arasında kurulan bağlantının ters yönde gerçekleşme ihtimali. Çip teknolojisinin kötüye kullanımında olası riskleri şöyle sıralanıyor:


"Neuralink'i kötüye kullanan bir siber saldırgan çok sayıda insanın duygu durumunu yönlendirebilir ve bundan kazanç elde edebilir. Örneğin uzun süre depresyona ve panik atağa zorlanan bir bireyin hayatını sonlandırmaya yönlendirilmesi, toplumların çatışmaya sevk edilmesiyle anarşinin tetiklenmesi, büyük bir pazarlık öncesinde karşı tarafın yönlen dirilerek normal şartlar altında asla kabul etmeyeceği zararına bir ticari teklifi kabul etmesiyle siber saldırganlar ticari kazanımlar elde edebilir. Ayrıca NeuraLink gibi teknolojileri devletler de ele geçirmeye çalışabilir. Bu sayede halkı sürekli yönlendirebilir, sürü gibi güdebilecekleri pozisyonda tutmaya çalışabilirler. Beyin-bilgisayar arayüzleri insanların becerilerini veya anılarını silmek veya bozmak için de ele geçirilebilir."


Kaynak: ScienceUp Dergisi, s.16-19, Ekim 2020.

9 görüntüleme
Join my mailing list