İslâm Ahlâkı

Atının ayağı çamura batınca, üstünü başını bulayan âlime dönerek «bu çamurlu elbiseleri öldüğümüz zaman sandukamıza örtsünler; ulema ayağından sıçrayan çamur şerefimizdir!» tavrını takınan örnek Sultanın âhlakı… Buna muhtacız.

«Kimin malını aldımsa, işte malım, gelsin alsın; kimin sırtına vurdumsa, işte sırtım, gelsin vursun!» diyen Allah Sevgilisinin ahlâkı…Buna muhtacız.


Çölde, devesine, kölesiyle nöbetleşe binen Reisler Reisinin ahlâkı…Buna muhtacız.


Söz verdiği yerde günlerce dostunu bekledikten sonra, ona zımnen yalancılık isnat etmemek için günlerce yerinden kıpırdayamayan Velâyet Büyüğünün ahlâkı… Buna muhtacız.


«Bulunca şükrederiz, bulamayınca sabrederiz!» sözüne, «Horasan’ın köpekleri de böyle yapar; bulunca dağıt, bulamayınca şükret!» karşılığını veren Vecd Büyüğünün ahlâkı… Buna muhtacız.


Yıllardır, mustarip nefsinin biricik dileği bir içim soğuk suyla bir damla ekşi ayranı ona çok gören büyük Çilekeşin ahlâkı… Buna muhtacız.


Şeyhinin ocağına, tam 40 yıl, cetvel tahtası gibi dümdüz odunlar taşıyarak tam 40 yıl sonra beliren «dağda hiç eğri odun yok mu?» dikkatine, «senin kapından eğrilik geçemez» cevabını bastıran ulvî dervişin ahlâkı… Buna muhtacız.


Ayyaş padişahın gösterdiği camiye bakıp «güzel, güzel amma, yanında bir meyhane eksik!» cinasını yapıştıran muhteşem Hâkimin ahlâkı… Buna muhtacız.


Atının ayağı çamura batınca, üstünü başını bulayan âlime dönerek «bu çamurlu elbiseleri öldüğümüz zaman sandukamıza örtsünler; ulema ayağından sıçrayan çamur şerefimizdir!» tavrını takınan örnek Sultanın âhlakı… Buna muhtacız.


Ahdine hain düşman kralının kesik başını, mızrağının ucunda, «işte verdiği sözü tutmayan başın âkıbeti!» diye gezdiren fâtih Yeniçerinin âhlakı… Buna muhtacız.


Yâni bizim ahlâkımız; kökümüzün, kaynağımızın, beşiğimizin, ocağımızın ahlâkı… Buna muhtacız.


Millî ahlâk mefhumunu, başta din olmak üzere, o milletin bütün iman ve mukaddesat manzumesi içinden süzülüp gelen bir vâkıa telâkki etmenin ahlâkı… Buna muhtacız.


Şu ânda dünya kıymetinin yangınını çerçeveleyen pencere karşısında, ahşap damlar gibi çöken milletlerin püskürttüğü kıvılcım yağmuru içinde, insanoğlunu, yeni bir ruh ve ahlâk inşa etmek cehdiyle şahlanmış görmenin ahlâkı… Buna muhtacız.


Batı dünyasının, kendi içinde ve kendi kendisine karşı, kaybedilmiş bir ruhla bir ahlâkın gûya kurtuluş savaşını yaptığını bilmek; ve bu beşerî savaş dışında artık hiçbir hayata yer kalmadığını anlamak şuurunun ahlâkı… Buna muhtacız.


Ve bu ana-baba gününde, en soylu ahlâkın kaynağından gelen Türk milletinin, hem kendisine, hem de dünyaya ait ruhî ve içtimaî kıymetler kadrosunun dışında kaldığını, cesaret ve samimiyetle tesbit etmenin ahlâkı… Buna muhtacız.


İslâm ahlâkı…Buna muhtacız.


Ahlâk ve ahlâkçılık budur.


Kaynak: Kısakürek, Necip Fazıl, İdeolocya Örgüsü, Büyük Doğu Yayınları, s. 396-398, 21. Baskı, Kasım 2014.

9 görüntüleme0 yorum

Son Paylaşımlar

Hepsini Gör