İslâm Şahsiyeti Sergilemek

Hiç şüphesiz insanlar karakter ve şahsiyete hayran olur, karakter ve şahsiyetin peşinden giderler. Çünkü sağlam bir şahsiyetin sergilediği en küçük hâl ve davranış bile, bâzen en beliğ sözlerden daha tesirlidir.

Cenâb-ı Hak, Peygamber Efendimizi (sav) alemlere rahmet olarak göndermiştir. O, 1400 sene evvelinden kıyâmete kadar en alt kademeden en üst kademeye her meslekteki insana fiilî kıstas, yani emsalsiz bir numûne, bir muallim ve rehberdir. O'nun her hâli, söz ve davranışı; bugünkü psikoloji ve pedagoji ilimlerinin ulaşabildiği noktanın da zirvesini teşkil eder. Allah Rasûlü (sav)'i kendisine kıstas alan mü'minin gönlü, solmaz bir saâdet bahçesidir. Nitekim İslâm hukuk metodolojisinin meşhur sîmâlarından Karâfî:


"Rasûlullah 'in başka hiçbir mûcizesi olmasaydı, yetiştirmiş olduğu Ashâb-ı Kirâm, Allah Rasûlü'nün nübüvvetini ispâta kâfî gelirdi." demiştir.


Zira Peygamber Efendimiz (sav)'in teşrifinden evvel güçlünün güçsüzü ezdiği, günahsız ve masum kız çocuklarının diri diri toprağa gömüldüğü, cehâlet karanlıklarına dalmış olan câhiliye toplumu, Allah Rasûlü'nün dünyayı şereflendirmesiyle kıyâmete kadar hayırla yad edilecek fazilet toplumuna dönüştü.