Lozan Antlaşması Rejimin Kuruluş Vesikasıdır

Sevr, Osmanlı ile... Lozan ise Osmanlı yıkılmış, yerine kurulan hükümetle yapıldı. Lozan’ın ehemmiyeti bu, yeni kurulan hükümeti dünya tanıdı. Normalde tanıdıkları Osmanlı hükümeti idi. Anadolu’daki hareket bir “isyan” hareketiydi. Lozan’da “Biz bu hükümeti tanıyoruz! Artık Osmanlı tarihe karıştı” dediler. Onun için Lozan büyük bir “zafer”dir. Bu açıdan bakılırsa, Ankara’nın penceresinden bakarsak yâni.

Türkiye bugün Doğu Akdeniz’de birtakım sorunlar yaşıyor. Lozan ile alâkası bakımından bunları değerlendirebilir misiniz? Lozan’a niçin bu kadar ehemmiyet atfediliyor?


I. Dünya Savaşı ve Balkan Savaşı, hatta Balkan’dan evvel Yunan İstiklâli var... Tüm bunlar bir mesele. Balkan Harbi’nde Ege’deki adalar kaybedildi. Dolayısıyla Türkiye’nin Ege’deki hareket sahası daraldı. Lozan’da kaybedilen On İki Adalar’dır. Kaldı ki, onlar da fiilen Balkan Harbi sırasında kaybedilmişti. Yâni Lozan bunu teyit etti. Lozan’ın tabu olmasının sebebi de şu: Türkiye Cumhuriyeti’nin kuruluş vesikasıdır... Her devletin bir kuruluş vesikası vardır. Mesela İslâm Devleti’nin kuruluş vesikası Medine Anlaşması’dır. ABD’ninki ise Philadelphia Beyannamesi’dir. Türkiye’ninkisi de Lozan Antlaşması’dır. Bunun üzerine konuştuğunuz zaman, Türkiye Cumhuriyeti’nin esaslarını, vasıflarını ve en ehemmiyetlisi de rejimi sorgulamış oluyorsunuz. Lozan bahsinde çoğu kişi bilgisizdir. Lozan karşıtı olan da, Lozancılar da bu hususta gayet bilgisiz. Neredeyse hiçbirisi Sevr ve Lozan’ın metinlerin