Modernleşen Dünyada Kaybolan İnsanlık Değerleri

Aileyi ve medeniyeti kuran aynı insanlık değeridir. Bir aile içinde doğup büyüyen bir insan aile ocağında aldığı terbiye ile diğer insanların içine çıkar ve orada bunlarla yaşar. Rûm suresinin 21. ayetinde ifadesini bulan bu değerler rahmet, meveddet ve sekînettir. Rahmet, önce evi sonra arzı (yeryüzünü) rikkat yani zarafet-nezaket ve ihsanı (iyiliği) merkeze alarak imar ve ıslah etmek, tersinden bakıldığında da fesattan kaçınmak; önce aileyi sonrasında bu terbiye ile varlığı (bitki, hayvan, insan ve diğer varlıkların tamamı) karşılıksız sevgi ve şefkatle kuşatmak (meveddet), peşinden de tüm insanlığa kardeşçe muamele etmektir. Bu da huzuru (sekînet) sağlayan temel dinamiktir. Kardeşliğin mertebesi de üçtür ve her birisinin hukuku belli derecelere göre artmaktadır. Bunlar da en alttan üste doğru insan kardeşliği, din kardeşliği ve soydan (nesep) olan kardeşliktir. Nesep kardeşi Müslümansa diğer ikisini de kapsar.

Ana hatlarıyla medeniyetin kodlarını belirleyen bu başlıkların ortak noktasını “kendinden karşılıksız verebilmek” oluşturur. Müslüman ahlakının temel kavramlarından birisi olan îsâr ise bunun daha ileri boyutunu ifade eder ve kendisi ihtiyaç duyduğu hâlde karşısındakini kendisine tercih etmek anlamına gelir. İşte aileyi ve dış dünyadaki medeniyeti kuran gerçeklik budur. Günümüz ailesindeki travmanın, bugünün insanının medeniyet inşa edemeyecek olmasının sebebi işte bu değerlerin yitirilmesidir.


Tarihî süreç içinde dağ başındaki yolcunun güvenliğini ve ihtiyacını karşılamak için kurulan kervansaraylar, herhangi bir canlının ihti