Salâtü Selâm Şefaat Vesilesidir

Yüce peygamberin şefaatini talep etmenin yollarından biri de ona salâtü selâm getirmektir. Bu sebeple her mümin salâtü selâmı vird edinmelidir, her gün ona salavat okumalıdır. Zira bu, Resûlullah Efendimiz'in şefaatini ve şahitliğini kazandırır. Nitekim, "Sabah akşam bana on defa salât getiren kimseye şefaat ederim"* buyrulmuştur. Şu müjdeyi de unutmayalım: "Cuma günü ve gecesi bana çokça salavat getirin. Kim böyle yaparsa ben kıyamet günü ona şahitlik yapar ve şefaat ederim."**

Bana Salât Getirenin Yardımına Koşarım!


Süfyân- Sevrî anlatıyor:


"Kâbe'yi tavaf ediyordum, her adımda Resûlullah'a (sallallahu aleyhi vesellem) salâtü selâm getiren bir adam gördüm. Ona,


Be adam! Sen gerekli duaları bırakıp hep salavat okuyorsun. Oysaki her yerde okunacak bir dua vardır. Neden dua etmiyor da, sadece Hz. Peygamber'e (sallallahu aleyhi vesellem) salât ve selâm getiriyorsun? Acaba bu hususta bir bildiğin mi var, diye sordum. Adam,


- Affedersiniz! Siz kimsiniz, sizi tanıyabilir miyim, dedi.


Ben de kendimi tanıttım. Adam şöyle dedi:


- Şayet sen zamanının büyük zâhidlerinden olmasaydın, halimi sana anlatmaz, sırrımı açıklamazdım. Şimdi anlatayım da dinle:


- Hac niyetiyle babamla beraber yola çıkmıştık. Birkaç menzil yol aldıktan sonra babam hastalandı. Ben de onun yanında kalarak kendisiyle ilgilendim. Nihayet vefat etti ve yüzü simsiyah kesildi. "İnna lillahi ve innâ ileyhi râciûn!" diyerek yüzünü örttüm ve büyük bir şaşkınlık içinde ne yapacağımı düşünmeye başladım. Bir anda uyku bastırdı ve uyudum. Rüyamda ondan daha güzel yüzlüsünü, daha temiz giyimlisini ve daha güzel kokulusunu görmediğim birini gördüm. İzzet ve vakarla gelip, babamın başucuna oturdu. Yüzündeki örtüyü açtı, eliyle yüzünü sıvadı. Babamın yüzü nurlandı, bembeyaz oldu. Sonra da dönüp gitti. Fakat ben onun elbisesine asıldım ve,


- Ey Allah'ın kulu! Sen kimsin ki Cenâb-ı Hak senin vasıtanla şu gurbette babama ihsanda bulundu, diye sordum. O zat şöyle dedi:


Ben, kendisine Kur'ân-Kerîm indirilen Muhammed b. Abdullah'ım! Babanın durumuna gelince, o günahkar bir kimseydi. Fakat bana çokça salâtü selâm getirirdi. Başına o hal gelince benden yardım istedi. Ben, bana çokça salâtü selâm getirenlerin yardımına koşarım.


Birden kendime geldim ve uyandım. Hemen babamın yüzüne baktım, bembeyaz olduğunu gördüm. İşte bu yüzden her yerde Hz. Peygambere [sallallahu aleyhi ve sellem) çok salavat okuyorum.


Tâ ki şefaatine nail olayım ve bütün tehlikelerden korunayım!"***


*Ali el-Müttakî, Kenzü'l-Ummâl, nr. 2164.

**Beyhaki, Şuabu'l-imân, nr. 3033.

***Sehâvî, el-Kavlü'l-Bedî' fi's-Salâti ale'l-Habîbi'ş-Şefî's, s.447.


Kaynak: Önlüer, Siraceddin, O'nu Selamlamak Salâtü Selâm Getirmenin Faziletleri, Semerkand Yayınları, s. 44-46, İstanbul, 2014.


4 görüntüleme
Join my mailing list