VİRÜS AİLESİ



-Kapı çalıyor!

-Kim olabilir abla?

-Bilmiyorum Timur sen dur, enişten açsın!

-Bana ne ya Timur açsın, gençlere daha az bulaşıyormuş diyorlar!

-Ay hiç açmasak mı? Çalar, çalar. gider. Sonra zili dezenfekte ederiz.


Annem, babam, dayım... Altı üstü kapı çalındı ve hepsi birden delirdiler. Aslında bu delilik hâli yeni değil, haftalar oldu. Ne kadar oldu derseniiiiz... Düşüneyim. Tüh, keşke duvara çentik atıp gün saymayı bırakmasaymışım, bak hesap karıştı.


13 Mart günü Corona virüs salgını yüzünden okullar tatil edilmişti. Mayıs ayındayız... Aman Allah'ım, onca zamandır evde miyiz sahiden? Annem, babam, ben, dayım. Hep birlikte evdeyiz. Gece, gündüz, kahvaltı, ders, televizyon, kitap, güreş, top... Günlerdir kapımız ilk kez çalındı. Sahi, kim acaba? Farklı bir insan yüzü görmek şahane olur.


-Ben açarım,


Dedim ve hepsi birden aynı anda çığlık attı:


-HAAAAYIIIIIIIRRR!


Duyan da zanneder ki hayvanat bahçesine gitmişiz, aslan kafesinin kapısını açmaya kalkışmışım.


Ya neden ya? Dürbünden bakalım en azından.

-Sen bakma oğlum baban baksın.

-Aman iyi, ben bakarım. Bana bir şey olursa size kim bakacak acaba?

-Ağzını hayra aç be adam!


Babam, ağır adımlarla kapıya yanaştı. Peşinden de dayım, annem ve ben ayak uçlarımıza basarak ilerledik. Dürbüne gözünü birkaç saniye dayadıktan sonra:


-Bir adam,


dedi. Ne demek bir adam? Kim bir adam? Nasıl bir adam pandemi günlerinde kapımıza gelebilir ki? Pandemi mi dedim ben? Allah'ım, şu kelimenin anlamını bilmediğim günleri ne çok özledim!


-Kimmiş ayol?

-Ne bileyim hanım! Sormadım ki.

-Sor enişte sor. Ne işi varmış sokakta, canını sokakta mı bulmuş, sor!

-Bi' sus Timur yaa!


Babam, kapıdan söyle bir çeyrek metre kadar geriye gidip boğazını temizledi.


-Öhm.

-Hadi enişte!

-Patlama.


Hepimiz pürdikkat ona bakıyoruz ama boş boş tavana bakıyor.


-Hadi baba!

-Ne diyecektim ben Hüseyin? Kapıya biri gelince ne diyorduk?


Kahkalarla gülmemek için kendimi zor tuttum.


-Kim o, diye soracaksın babacığım.

-Hah evet.


Nihayet kapıya yaklaştı ve titrek sesiyle sordu:


-Kim o?

-Kargooo!


Kargo mu? E biz bir şey istemedik ki. En son internetten yaptığımız dev market alışverişinde alınanları bitirememişiz annemin dediğine göre. Annem demişken. Benim annem, dünyanın en tatlı kadınıydı. Güzel yemekler yapan, derslerime yardım eden, yanımda oturup kitap okuyan, dayımla benim boğuşup oynarken evi dağıtmamıza izin veren (tabii kendimiz toplamak kaydıyla), sakin, sessiz bir insandı. Son iki aydır başka birine dönüştü. Çamaşır suyuyla temizliği o kadar abarttı ki bir keresinde zehirlenme tehlikesi atlattı, dayımla babam onu balkona taşıyıp hava aldırarak son anda kurtardılar. Hele şu ekmek meselesi! Dışarıdan eve girecek her şey virüs taşıyabileceği için fırından almamıza asla izin vermiyor. Eh, evde bir adet Timur Aburcubur beslediğimizi de düşünürseniz, annemin her gün ne kadar çok ekmek, kurabiye, börek yaptığını tahmin edersiniz.


Tabii bu arada ofisini eve taşıyan, bütün gün bağıra bağıra telefonla konuşup işlerini yapan babama da akşama kadar homurdanıp duruyor. Babama kızıyor. Dayıma kızıyor. Sıra bana geldiğinde anında toz olup odama kaçıyorum. Odam dediysem, yatağım, oyuncaklarım, legolarım falan güzel de, kitaplarım bitti. Yani hepsini okudum bitti. Annem internetten kitap sipariş etmemizi erteliyor da erteliyor. Kargolar bir sürü insanın elinden geçiyormuş da, ya virüs taşı... Aaaa... Kargo! Yoksa?


-Baba aç, hemen aç n'olur?


Gelen kargo, bana gelmiş olmalıydı! Doğru ya, telefonda kitaplarımın bittiğini söylediğim İsmail dedem, köyde üniversite ögrencisi bir akrabımızla internete girip bütün yeni çıkan kitaplardan almıştı bana! Şunlara bak! İste bu be! Haftalardır başıma gelen en güzel şey!


Annem kargo paketini kendi hazırladığı dezenfekte suyuna bakıp kitaplarımı da balkona yaydı. 24 saat açık havada durduktan sonra okuyabilirmişim. İste, balkonda tüneyip kitap okumamın sebebi budur arkadaŞlar Olsun! Yeni kitaplarım geldi sonuçta! Sağlık olsun!


Kaynak: Çalışan, Halenur, Virüs Ailesi, Bilge Çocuk Dergisi, Sayfa 38-40, Sayı 45, Mayıs 2020

3 görüntüleme
Join my mailing list